Anasayfa

 

  

 

 

Kaligrafi Sanatı 

 


Kaligrafi bir el maharetidir. Her türlü insani kıymetin temeli olan el, kaligrafinin babasıdır, göz de onun ayrılmaz parçasıdır. Genelde ufak bir satıh üzerine ufak vasıtalarla, ve genellikle çizgilerle sonsuz şekiller çıkarabilmek, ve sonsuz fikirleri ifade etmek elin gayet mürekkep ve sonsuz işlekliğiyle kabil olmaktadır. Bu esnada çok ince el ve kol adaleleri işlemekte gözün rehberliği altında güzel şekilleri vermek için gayret sarfetmektedir.
 
                Bu gayret büyük bir iradeyi, bir çok ince ve kalın adale gruplarına hakimiyeti ifade eder. Bazen üç dört milimetre alan içinde gayet güzel bir şekil verebilecek olan kalem ucuna hakim olabilmek için lazım gelen irade, tonlarla ağırlığı kaldırmak için sarf edilen iradeyle aynıdır. Kaligrafinin kıymeti burada ortaya çıkar. Davetiye üzeri kaligrafi bu iradenin bir ürünüdür. Aynı zamanda beyin, göz, sinirler, kalp ve kol değil bütün vücut kaslarına hakim olmak lazım gelir. En ufak bir heyecan, yerinde alınmayan bir nefes, milimetrenin onda biri bir el titremesi dünyanın en güzel kaligrafisini çirkinleştirebilir. Bu nedenle kaligrafi yazmak sadece bir el hakimiyeti ve el terbiyesiyle elde edilebilecek bir netice değildir. Kaligrafi bütün kasların bütün vücudun terbiyesini ve onlarla hakimiyeti beraber kılar.
 
                Bu bakımdan kaligrafi yazmak, hakkıyla bir benliğe, nefse hakimiyet meselesidir. Davetiye üzeri kaligrafikişiye özel yazılar hazırlamak, insanların hoşlarına gidecek derecede yazılar yazmak kaligrafiyle olur. Kaligrafi hiçbir sanatın veremediği bir zevk, güzellik, ahenk ve nizam terbiyesi idmanına en kolay şekilde imkan vermektedir. Her kelime, her satır, her cümle veya fikir yeni  bir şekil içinde doğmak imkanına sahiptir.
 

 

 

Kaligrafi - Güzel Yazı
" Yazı, kültür ve medeniyetimin en kıymetli hazinesi, en sadık bekçisidir."
       Evet, yazı böyle bir hazinedir. O, tarihimizi ve onun içinde insanoğlunun kıymet ve medeniyet olarak meydana getirdiği, yaşadığı, başardığı bütün işleri en iyi, en doğru ve kolay şekilde saklar, nesilden nesile taşır ve gösterir. Yazı olmasaydı tarih başlamaz, medeniyet kurulmaz ve devam etmezlerdi. Yazı olmasaydı lisanlar, ilimler ve sanatlar, teknikler tekamül etmezdi. Bizim sağlam hatıralarımız ve sağlam tarihimiz olmazdı.
      Bunun için o kültürümüzün bir hazinesidir. İnsanlar herşeylerini ondan alır ve yine kazandıklarını onun içinde saklar ve gelecek nesillere devrederler. İki çeşit yazı vardır: Basit ifade vasıtası olarak, işlenmemiş, ham yazı. Bu bizim her gün hayatta, ticarette, yolda, evde not aldığımız, haberleştiğimiz, acele ve pratik maksatlar için kullandığımız yazıdır. Birçok ilan ve gazete yazıları, tabelalar, daktilo yazılarını da buna katmalıdır. Bunların daha basiti stenografi yazısıdır. Bir de sanat yazısı vardır. Bu, gündelik yazının bir üsluba ve itinaya bürünmesi, şeklinin daha tesirli, daha okunaklı olması için üzerinde işlenmesiyle elde edilmiştir. İşte bu yazı kaligrafi sanatıdır.
 
 
 
 0532 275 14 79
 
  Atalay Dönüm